Kelimeler ve Kavramlar Bölümüne Giriş

Son yüzyılda İslam toplumunda en büyük problemi kelimelerin bilinmemesi, bilinip de kavranmaması veya kavramların içinin boşaltılmasıdır. Allah’ın isim ve sıfatlarını bilmeyen, ezberleyip de içeriğinden habersiz olan, bugüne verdiği mesaja bakmayan topluluklar ortadadır. Şirk nedir, tâğut nedir, küfür ve kâfir nedir, ilah ve rab nedir, veli ve vekil nedir, cihat nedir, şehit ve şâhit nedir gibi nice kelime ve kavramların içiriği bilinmemektedir. Bunlar kelime olarak bilinse de içerdiği mana bilinmemektedir. Kelime kavramlara her topluluk kendilerine göre yorumlar getirmektedir. Nice kelime ve kavramlar toplumun anlayacağı hale getirilmemiş veya içeriği anlatılmamaktadır. Son yüzyılda dilin değil de kavramların içinin boşaltılması asıl sapmaya sebep olmuştur. Çoğu kavram da hiç gündeme getirilmemektedir. Getirenler fitneci görülmektedir. Bunu diyenlerde din adamı geçinmektedir.  

       Ehli kitabın dini saptıran din adamları gibi, dini kendi tekellerinde gören ve menfaatçi olan bu güruh makam ve maddiyat kaygısıyla toplum ile kitabı bir araya getirmezler. Din adına konuşurlarsa da istedikleri kadar ve anlatmak zorunda kaldıkları için bazı kavramlara değinirler. Allah’ın hükmünü hayattan kaldırıp kendi hevâsından yasa belirleyen tağutu, topluma şeytan diye tanıtan veya tağut üç bin sene önce yaşamış firavundu bakışı verirler. Müşrik denilince topluma İslam öncesi müşrik Arapları tanıtan, kâfir denilince de ehlikitabı gösterirler. Sadece ibadet ve ahlaktan dem vuran bu güruhun gündeminde Mekke’nin konusu iman ve Medine’nin gündemi devlet yönetimi yoktur. Bunlarla ilgili kavramlar gündeme alınmaz, bugün için değerlendirilmez. Akıllarınca bunlar Rasulullah’ın (s.a.s.) zamanındaydı mesajı verirler. Toplumu da ne denli saptırdıkları hâkimiyetin kayıtsız ve şartsız kimlere verdiklerinden bellidir. En azından kişinin imanını koruyacak kelime ve kavramların bilinmesi esastır. Mekke şirk toplumunun bildiği nice kelime kavramların içeriğini bu günün ben Müslümanım diyenleri bilmemektedir. Sonuçta da âdeten bir din yaşanmaktadır.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir