Halife

   Halife: arkadan gelen, zaman itibariyle başkasının ardından gelerek onun yerine geçen, birini temsil eden, onun yerine geçendir. 

       Rasulullah (s.a.s.) ilk İslam devlet başkanı, sonradan gelen her devlet başkanı bir öncekinin yerini aldığından halifedir. Ayrıca insanları temsil edip işleri düzenleyendir. İnsan da yeryüzünün sorumlusu ve kendisinden önceki insanların yerine o yerde sorumlu halifedir. Her insan bir öncekinin hak yada batıl yollarının devamlılığını sağlayan devam ettiren halifedir. Bundan dolayı önceki selef olanlar sonraki haleflerine nasıl bir yol bıraktıklarından sorumludurlar. Ha ya da batıl yolun devamlılığını sağlamışlardır. Yerlerine geçen halefleri de onların izinden gitmektedir. Müşriklerin “Biz atalarımızı bulduğumuz yola tabi oluruz.” (Bakara/170) Dedikleri gibi, her halife bulunduğu zaman ve yerde öncekilerin yolundan gider. 

       “Hani Rabbin meleklere ben yeryüzünde bir halife yaratacağım demişti.” (Bakara/30)

       İnsan Rabbimiz tarafından yeryüzüne sorumlu halife kılındı. Yaratılan insan vazifesi halifeliktir. Emrine verilen yeryüzünün sevk ve idaresinden sorumludur. İnsan olana düşen kendisini halife kılan Rabbine kayıtsız şartsız hâkimiyeti verip O’nun yasalarına göre yaşaması ve yönetmesi yaraşır. İnsanlıktan çıkanlar yaratan ve kendini halife kılan Allah ile hükmetmede hâkimiyet yarıştırmaktadır. Sonuçta da insanlığın geldiği noktada ortadadır. 

       “Sizi yeryüzünün halifeleri kılan O’dur. Size verdiklerinde sizi sınamak için kiminizi kiminize derecelerle üstün kıldı. …” (En’am/165) 

        Rabbimiz insana kendisini yeryüzüne halife kıldığını hatırlatır. Halife kılınan insan Rablerinin verdikleriyle sınanmak ve denenmek birbirinden derecelerle üstün kılındı. İnsana verilen her şey imtihan aracıdır, övünme aracı değildir.  Her insan bir önceki selefin ardından o yerde halifelik yapar. Yani önceki halifenin yerini alıp imtihan olunur. 

       “Onu yalanladılar. Bizde onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları yeryüzünün halifeleri kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Uyarılanların âkibetinin nasıl olduğuna bir bak.” (Yunus/73) 

       Her dönemde Rabbimiz toplumlara imtihan olsunlar için mal, mülk, makam vermiştir. Zamanla insanlar verilenleri kendine mal eder. Ve onlar üzerinde hükmetmeye ve yönetmeye kalkarlar. Nuh kavmi de verilenlerle haddi aştılar ve Rabbimiz onlar hz. Nuh’u uyarıcı olarak gönderdi. 950 yıl hz. Nuh’u yalanladılar ve o kadar yılda geçse gazap onları yakaladı. Onların yerine Rabbimiz gemide kurtulanları yeryüzünün halifeleri yaptı. Dün az ve güçsüz iken şimdi yeryüzünün tamamı onların oldu. Bugün sapanların yolundan giden, onlar gibi hâkimiyeti insana, kendilerine verenler onların akibetlerine bakmamaktadırlar.

       “İçinizden bir adama sizi uyarması için Rabbinizden bir zikir, hatırlatma gelmesine mi şaşırdınız. Hatırlayın, hani sizleri Nuh kavminden sonra halifeler kılmış, yaratılışta genişlik ihsan etmişti. Allah’ın nimetlerini hatırlayın ki kurtuluşa eresiniz.” (Âraf/69) 

       Gemide kurtulan insanların nesilleri de zamanla bozuldu. Ad kavmi de bulundukları yerde Nuh kavminden sonra o yerde halife oldular. Güçlerine güvenip haddi aştılar ve gazap da kaçılmazdı. Sapan her kavim gibi hakkı hatırlatan peygamberi ve davetçileri yalanladırlar. Nimeti verenin Allah olduğunu unutan insan halife kılındığı yerde kendini mülkün sahibi mâlik ve yöneten melik görmektedir. 

      “Hatırlayın, hani Allah Ad kavminden sonra sizi halifeler kılmış ve yeryüzüne yerleştirmişti. …” (Âraf/74)

       Halife, kendinden öncekilerin yerine geçendir. Ad kavminden sonra da yeryüzünde güç ve iktidar verilen Semud kavmi de halife kılındı ve onlarda verilenlerle haddi aşıp saptılar. Rabbimiz onlara da peygamberleriyle halife olduklarını hatırlattı.   

       “Yeryüzünde sizleri halife kılan odur. Kimde küfre saparsa kendi aleyhine küfre sapmış olur. Kâfirlerin küfrü Rableri katında Allah’ın azabından başkasını artırmaz. Kâfirlerin küfrü hüsrandan başka bir şeylerini artırmaz.” (Fâtır/39) 

       Hiçbir insan yeryüzüne gelme ve sorumlu olma hakkına sahip değildir.  Halifeliğini Allah adına yapmayan, verilenleri kendine mal eden Allah2ın iradesinin üstüne kendi iradesini geçirip hükmeden, Allah2ın hükmü olan Kur’an’ın yerine kendi yasalarını, hevâlarından uydurduklarını geçirenler. Hakkın üstünü örtmüşlerdir hakkın üstünü örtmek küfürdür. Rabbimiz kim küfredip kafir olursa kendine sapmıştır. Hâkimiyeti kendilerinde görerek sapanlar Rablerinin gazabının kendi üzerlerine artırmışlardır. Allah’ın hükmünün üstüne kendi hükümlerini geçiren kâfirler âhiiret noktasında hüsranlıklarını artırmışlardır.

       “Sonra nasıl amel edeceğinizi görmek için onların artından sizleri yeryüzünün halifeleri yaptık.” (Yunus/14) 

       Her insan halife olarak nasıl amel edeceği belli olsun için bir önceki halifelerin yerine getirilmiştir. Kimse bulunduğu yere kendi arzusuyla gelemez. Rabbimiz her insanı bulunduğu yere insanı kulluk yapsın için göndermiştir. Davetçi olanların önce insanlara yeryüzünde halife oldukları ve Rableri tarafından seçildiklerini bildirmelidir. Her insanında halife olduğunu bilme hakkı vardır. Her inanç sahibi kendinden sonra o yerde halife olan nesillere kendi inancını öğretir ve yaşaması için mücadele eder. Dolayısıyla öncekiler sonrakilere nasıl bir yol bıraktıklarından sorumludurlar. Sonrakilerde öncekilerin yollarını araştırmalı, sorgulamalı öncekilere körü körüne değil de delillerle hareket etmelidirler.  Hakta olup olmadığına bakmadan atalarımızı, öncekileri bulduğumuz yola tabi oluruz bakışı müşrik bakışıdır. 

       “Ey Dâvut! Seni yeryüzünde halife kıldık. İnsanlar arasında hak ile hükmet. Sakın hevâya uyma. Yoksa seni Allah’ın yolundan saptırır. Hiç şüphesiz Allah yolundan sapanlara hesap gününü unuttukları için çetin bir azap vardır.” (Sâd/26)

       Her idarecide insanların sevk ve idaresini üzerlerine aldıklarından onlar üzerinde halifedirler. Rasullerin yolunda olan idareciler İslam halifesi, hâkimiyeti kendilerinde gören idarecilerde Nemrut ve Firavunların yolunda olan bâtıl halifelerdir. Rabbimiz hz. Dâvut’a seni bulunduğun yerde idareci olarak halife kıldık. Ve insanlar arasında hak ile hükmet diye emreder. Hak ile hükmeden halifeler Allah adına iş yapmışlardır. Peygamber olan hz. Davut’a bile Rabbimiz insanlar arsında hak ile hükmet ve hevâna uyma diye emreder. Peygamberine dahi hevâna uyma emri! Hevâna uyma, yani hâkimiyeti kendinde görme emri. Hevâsına uymanın haktan sapma sebebi olduğu, hak ile hükmetmemenin sapma sebebi olduğu bildirilmiştir. Bunlara çetin bir azap beklediği bildirilmiştir. 

       “(Olar mı daha hayırlıdır, yoksa) dua ettiğinde darda kalmışın duasına icabet eden, kötülüğü gideren ve sizleri yeryüzünün halifeleri kılan Allah mı? Allah ile beraber başka bir ilah mı var? Ne kadarda az öğüt alıyorsunuz.” (Neml/62)

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir